Binlerce otizmli birey evde hapis

Otizmli bireylerin ailelerin en can yakıcı sorunu ‘Benden sonra ne olacak?’ sorusuna bir yanıt bulamamaları. Türkiye’de yetişkinler için bakım hizmeti veren 62 bireyin yararlanabildiği yalnızca bir merkez var.

Türkiye’deki otizmli birey sayısı net olarak bilinmiyor. Otizmli bireyler ve aileleri eğitimden sağlığa hayatın her alanında desteğe gereksinim duyuyor. En can yakıcı sorun ise çocuklarına bakamaz konuma gelen ailelerin, onları güvenle bırakabilecekleri bir kamu kurumunun olmaması. Türkiye Otizm Meclisi üyeleri, önceki gün TBMM’de Otizm, Down Sendromu ve Diğer Gelişimsel Bozukluklar Meclis Araştırma Komisyonu’na rapor sundu. Rapora göre, Türkiye’de otizmlilerin kaldığı tek yer İstanbul Pendik’teki bakım merkezi. Bu merkezde, bağlı üç umut evinde yalnızca 62 çocuğa bakım hizmeti verilebiliyor. Raporda “Bütün ülkede yüzlerce yetişkin otizmli her türlü istismar ve kötü muameleye açık bir hayat sürmektedir” ifadesine yer verildi.

EYLEM PLANI UYGULANMALI

Aydınlık’a konuşan Otizm Destek Eğitim ve Dayanışma Derneği Başkanı Tolga Gökçe, Pendik’teki merkezin Türkiye Otistiklere Destek ve Eğitim Vakfı tarafından yaptırıldığını söyledi. Gökçe, “Burası dışında otizm bakımevi yok. Diğerleri engelli ve yaşlı bakımevleridir. Bizler, burayı temelinden binasına kadar yaptırdık ve devlete teslim ettik. Bunun dışında binlerce bakıma muhtaç otizmli, evlerde hapis ve nitelikli bakım hizmetlerinden yararlanamıyorlar” dedi. Gökçe, Resmi Gazete’de yayımlanan Otizm Eylem Planı’nın tüm maddeleriyle uygulanmasını istedi. Tolga Gökçe, “Uygularsa otizmli birey ve aileleri biraz olsun rahat nefes alacaklar” diye konuştu.

GRUP EV MODELİ

Raporda yetişkin otizmli bireylerin bakım hizmetine erişebilmesi için, “Yerel yönetim ve devlet acilen işbirliği yapmalıdır. İllerde hem gündüzlü bakım merkezleri hem de yatılı bakım merkezleri oluşturulmalıdır. Bu merkezler mutlaka sivil toplumun denetimine açık olmalıdır” denildi. Türkiye Otizm Meclisi, İngiltere, İsveç ve Amerika örneklerini de gündeme getirdi. Raporda bu üç ülkedeki örnekler şöyle anlatıldı: “4-8 yetişkin otizmli bireyin hayatını geçirdiği bahçeli, her bireyin kendisine ait odası olan, 2 veya 3 katlı evler bulunuyor. Bu evler özel, yarı özel veya devlete bağlı olabiliyor. İsveç’te engelliler konusunda belediyelere büyük sorumluluklar düşüyor ve bunlar yasayla düzenleniyor. Otizmli bireyler danışmanlık hizmeti ve kişisel destek alabiliyor. Bunlar ücretsiz olarak sağlanıyor. Amerika’da engelli kişilere hizmet veren merkezler (Regional Center) var. Bütçe, eyalet ve devlet tarafından birlikte sağlanıyor. Aileler grup evlerinde kalan çocukları için hiçbir para ödemiyor. Rehabilitasyon merkezlerinde gündüz programları uygulanıyor. Otizmli bireylerin dans, yüzme, el işleri öğrendikleri, sinema izledikleri, bilgisayarda bir şeyler yaptıkları yerler var. Üniversiteyi bitirmiş pek çok şeyi yapabilen ama ömür boyu tek başına bağımsız olarak yaşayamayacak otizmli bireyler gözlem altında iki kişilik evlerde yaşıyorlar.”

SORUN VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Otizm alanında faaliyet gösteren 91 dernek, 5 federasyon ve 7 vakfı bir çatı altında toplayan Türkiye Otizm Meclisi’nin raporunda otizmli bireylerin ve ailelerin yaşadığı diğer sorunlar çözüm önerileri de sıralandı:
-Her 6 çocuktan birinde gelişimsel gecikme mevcuttur. Otizm bilinen en yaygın gelişimsel gecikmedir. Tarama yaklaşımı yerine, erken çocukluk döneminde çocuğun aynı kişi tarafından düzenli aralıklarla izlenmesi, gelişimsel gecikmelerin, risklerin erken dönemde fark edilip desteklenmesi için çok önemlidir.

GÖLGE ÖĞRETMEN

– Her çocuk mahallesindeki okula gidecek şekilde gerekli düzenleme ve destekler sağlanmalıdır. Kaynaştırma öğrencisinin sınıfında gölge öğretmen olarak yardımcı öğretmenin bulunmasıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Çocukluk döneminde farklı olanla yaşama deneyimi elde edenler yetişkin olduklarında toplumun da daha barışçıl olmasına vesile olacaklardır. Devlet okullarında olduğu gibi özel okullara da otizmlilerin kabul edilmesi zorunlu olmalıdır. Öğrencileri kabul etmeyen okullara yaptırım uygulanmalıdır. Kaynaştırmada başarıya ulaşılması için yardımcı destek personel devlet tarafından okullarda istihdam edilmelidir. Kız Meslek Lisesi çocuk gelişimi bölümünde özel eğitim alanı açılabilmesi için öğrenciler yönlendirilmeli bu bölümde okuyan 12’inci sınıf öğrencileri staj uygulamalarını bu kaynaştırma sınıflarında yaparak hem öğretmene hem öğrenciye yardımcı destek personel olarak destek olmaları sağlanmalıdır. 
– İllerde oluşturulan Otizm Eylem Planı İl İzleme ve Denetleme Kurulları işlevsel bir hale getirilememiştir. Bu kurulda yer alması gerekenler arasında yerel yönetimler mevcut değildir. Otizmli bireylerin desteklenmesi amacıyla her il için acil eylem planı oluşturulmalı ve uygulamalıdır.

ÜSTÜN VE YILDIZLARI SEÇMEK YETERLİ DEĞİL

– Bir yerel yönetim çocuklar ya da yetişkinler için kurs ya da benzeri çalışmalar yaptığında buna engelli bireyleri nasıl dahil edeceğini de planlamalıdır. Örneğin spor kurslarında engelliler için belli saatler ayırmak yerine, bu zamanlarda da genellikle çocuklara öğretmen tahsis edilmiyor, daha geniş bir zaman diliminde ihtiyaçlara yanıt verilecek şekilde düzenlenmeler yapılmalıdır. Sadece yıldız sporcuları seçip yetiştirmek yeterli değildir.
– Ayrıştırarak kaynaştırmak mümkün değildir. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesini ilk imzalayan ülkelerden biri Türkiye’dir ve buna uygun hareket etmekle yükümlüdür. Düzenlemeler yapılırken sadece üstün yetenekli otizmliler değil toplumun en yoksul kesiminde yer alan ve olanakları kısıtlı ağır otizmli bireyler de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.